Gladyatör Nedir?
Gladyatör, Latince “gladius” (kılıç) sözcüğünden türemiş bir kavramdır. İlk ortaya çıktığı zamanlar seçkin Romalılar’ın cenazelerinde sergilenen dövüş oyunları, zamanla eğlence amaçlı yapılmaya başlandı. Eski Roma’da halka olası bir savaşa karşı eğitim vermek, Romalı insanları eğlendirmek amaçlı dövüş seyirleri gerçekleştirildi. Yapılan bu dövüşlerde, çoğunlukla savaş esirleri ve köleler; ellerinde birer kılıç veya mızrak, başlarında ağır metalden siperli miğferleri ile arenaya çıkardı. Arena zemininin kum olması sebebiyle ayakkabı, sandalet giyilmez, tozluklar ile dövüşülürdü. Çoğu zaman bu esirler veya köleler birbirlerine karşı dövüşür, bazen ise arenaya getirilen timsah, fil, aslan gibi egzotik hayvanlar ile dövüştürülürdü. Bir gladyatörün azat edilmesi için, bir devlet yetkilisi onu tahta kılıçla (rudis) kutsamalıydı. Zamanla gladyatör kavramı yalnız alt tabakada olmaktan çıktı ve gladyatörlük bir meslek anlamı kazandı. Arenada savaşacak olan bu demir miğferli, mızraklı savaşçıları yetiştirecek akademiler yani “ludus”lar açıldı.

İtalya: Roma Kolezyumu
M.S. 72 yılında komutan Vespasianus tarafından yapımına başlanan, M.S. 80 yılında Titus döneminde yapımı tamamlanan Antik Roma tiyatrosudur. Oval biçimindeki bu amfitiyatro; birçok ölümlü dövüşe, savaş ve avcılık gibi olayların yeniden canlandırılmasına, halk eğlencelerine ev sahipliği yapmıştır. 7 Temmuz 2007 tarihinde ise, dünyanın yedi harikasından biri seçilmiştir.

Türkiye: Aydın – Mastaura Arenası

Türkiye’nin en önemli arkeolojik keşiflerinden biri olan ve bütünüyle korunabilmiş arena, M. S. 200 yılına dayanıyor. 15.000 – 20. 000 kişiye yakın kapasitesiyle Mastaura Arenası döneminin önemli bir amfitiyatrosu olma özelliğini taşıyor. Bölgede bulunan yapılardan bazıları; gladyatörlerin bekleme odaları, özel eğlence alanları ve değirmen kalıntıları; Mastaura civarında yerleşimin ve gladyatör oyunlarının gerçekleştirildiğini bize gösteriyor.
Gladyatörlerin Beslenme Düzeni – Ephesus
Tüm bu kanlı eğlencelerde yaralanan, kemik-eklem hasarları olan, kimi zaman sakatlıklar yaşayan veya ölümcül yaralar alanlar da yine gladyatörler olmuştur. Sadece bunlarla kalmayıp genel durumlarını ve iri yapılı, kaslı vücutlarını düşündüğümüzde; bunlara bağlı olarak da bir beslenme şekli, diyetleri olması gerektiği düşünülür. Tespit edilen örnekler, bazı buluntular üzerinden gelin bu konuyu birlikte inceleyelim.

Arpa Yiyiciler – “Hordearii”
Yapılan araştırmalar bize gösteriyor ki, gladyatörlerin aslında beklendiği gibi kırmızı et bazlı bir diyetleri yoktu. Öyle ki arpayı çokça tüketmeleri sebebiyle kendilerine “hordearii” yani “arpa yiyiciler” lakabı takılmıştır. Genel olarak başlıca besin kaynaklarına baktığımızda bunların; çeşitli balıklar, deniz yumuşakçaları, arpa, bakliyatlar gibi besinler olduğu söylenebilir. Balığı yalnızca taze tüketmeyip, salamurasıyla “garum” hâlinde tükettikleri de görülmektedir. Bol miktarda tahıl tüketimi ile, hayvansal yağların eksiğinin kapatılarak , gladyatörlerin hayati organları etrafında bir yağ tabakası oluşturulmuştur. Böylelikle organların darbelere karşı korunduğu düşünülmektedir.
Roma’da tahıl üretiminin ve balıkçılık faaliyetlerinin fazla olması sebebiyle, köle ve esir konumunda olan gladyatörler genellikle ucuz gıdalar ile beslenmiştir. Bol bulunan ve ucuza mâl olan deniz ürünleri, tahıllar, bakliyatlar; gladyatörlerin beslenmesinde kullanılmıştır.
Bitki Küllerinden İçecek
Ephesus’ta bulunan kalıntılarda yapılan incelemeler sonucunda, gladyatörlerin kemik analizlerinde yüksek seviyelerde “stronsiyum”a rastlandı. Bu da bize gösteriyor ki; gladyatörler süt ürünlerine bir alternatif olarak geliştirilen “bitki küllü bir içecek” tüketmişlerdir. Antik Roma yazılı belgelerinde bahsedilen bu içecek; kemik sağlığına, bedenin güçlenmesine ve iyileşmesine katkıda bulunuyordu. Tüketilen bu içeceğin yanı sıra yüksek “stronsiyum” seviyesine sebep olabilecek bir unsur daha akla gelmektedir; deniz yumuşakçaları. Ucuz ve bol bulunan deniz yumuşakçalarının tüketimi de benzer bir etkiye sebep olmuş olabilir. Araştırmalar ve bulgular kesin netlik göstermese de, bu iki sebebe değiniliyor.
Kaynakça:
https://www.haytap.org/tr/colosseum-ve-antik-roma-
https://tr.wikipedia.org/wiki/Kolezyum
Food Time Dergisi 50. Sayı – Dr. Öğr. Üyesi Tulga Albustanlıoğlu – Gladyatörler Vejetaryen Miydi?
