Gıda tüketiminde, bir çok gelişme ile birlikte tüketicinin bilinci de gün geçtikçe artıyor. Yüksek kâr hedefli geliştirilen içeriği karmaşık ürünler, zamanla raftaki yerlerini daha sade içerikli ve temiz gıdalara bırakıyor. Tüketicinin bu konuda bilinçlenmesi ile üretim safhasında da bir akım ortaya çıkmakta: Azami Şeffaflık (Clean Supreme) akımı. Peki nedir bu trend, neleri kapsar? Açıklayalım ve inceleyelim.
Azami Şeffaflık (Clean Supreme) Nedir?
Azami Şeffaflık (Clean Supreme) akımı; daha temiz formülasyonlar, daha fazla şeffaflık ve daha az işleme teknolojilerini ifade eden bir kavramdır. Ürüne uygulanan herhangi bir işlemin, üretim sürecinin, kaynağının şeffaflıkla tüketiciye sunulmasını destekler. Yalnızca gıda endüstrisiyle sınırlı kalmayıp, yiyecek-içecek hizmeti sunan işletmeler için de şeffaflığı ve izlenebilirliği savunur. Böylelikle insan sağlığını bu konuda ön planda tutar ve tercihin tüketicide olduğunu hatırlatır bize.

Gastronomide Pandemi Etkisi
Covid-19 pandemi dönemi ile işletme mutfaklarında çok sayıda değişim yaşandı. İnsanların hastalık sürecinde sağlıklı gıdalara yönelimi, gerçek bir tüketici bilinci kazanması, hastalık riski sebebiyle hijyenin ön planda tutulması ile tüketici tercihleri de değişti. Pandemide işletmeler ayakta kalabilmek adına “hayalet mutfak” ve “sanal mutfak” gibi süreçler ile üretim sağladı. Bu süreçler ise; bir mutfağı çok sayıda işletmenin kullanmasıyla veya online sipariş ile gel-al, motokuryeler yardımıyla yemeğin ulaştırılmasıyla pandemi döneminde işletmeleri destekledi. Böylelikle sosyal ortamların kısıtlanmasıyla da, bulaşma oranları azalmış oldu.
Pandemi süreci, sağlıklı beslenme konusunda büyük farkındalık sağladı. Özellikle bazı riskli grupta sayılan bireyler (çocuklar, yaşlılar, kronik rahatsızlığa sahip insanlar), beslenmelerine daha çok önem gösterdi. Süreç içerisinde; bağışıklığı destekleyici, sağlığa yararlı, temiz içerikli ürünler tüketildi. Sonrasında gerekli ortam ve koşullar sağlanıp, pandeminin sona ermesiyle eski düzene farklı bir bilinçle dönüldü. İnsanlar; gıdaların üretim süreçlerine, fabrika ortamlarına, üretim yapılan mutfaklara, paketli gıdaların içeriklerine, organik ürünlere merak saldı. Bu sayede şeffaf üretime, organik meyve sebzelere, temiz içerikli ürünlere talep gittikçe arttı ve hâlen artmakta.

İşlenmiş Gıdalar ve Karbonhidrat Bağımlılığı
Günümüzde mevcut olan aşırı tüketim kültürü, gıda endüstrisini de bu yönde etkiledi. Üretilen gıdaların; raf ömrü, tadı, dış görünüşü, kokusu gibi etkenleri uygun forma getirme amaçlı, üretim süreci daha karmaşık ve sağlıksız bir hâl aldı. Ürünlere eklenen katkı maddeleri, ürünlerin içeriğindeki yüksek şeker ve yağ oranı ise bu gıdaların bağımlılık yapmasına yol açmış oldu. Kısa vadede yüksek enerji sağlayan, kan şekerinin ani değişimlerine yol açan bu tür gıdaların bazı zararları ise;
- İlerleyen süreçte kalp hastalığı ve tip-2 diyabet riski,
- Yetersiz besin alımı ve dengesizliği,
- Beyin kimyasını ve ruh hâlini olumsuz etkilemesi,
- Alzheimer riskini arttırıyor olması.

Bu gibi sebeplerden, paketli gıdaların içeriğine dikkat edilmeli ve zararlı olabilecek gıdaların tüketimi en aza indirgenmelidir. Clean Supreme akımının bu alanda yarattığı bilinçle hareket edildiğinde, tüketici talepleri sayesinde üretim de bu noktada evrilecektir. Böylelikle sağlıklı beslenmenin de sağlanmasıyla uzun vadede yaşanabilecek olumsuzluklara engel olunması da mümkün.
Kaynakça:
https://www.researchgate.net/profile/Dilek-Dulger-Altiner/publication/370521350_GASTRONOMI_TRENDLERI_NIKKEI_MUTFAGI/links/645414754af788735258d954/GASTRONOMI-TRENDLERI-NIKKEI-MUTFAGI.pdfhttps://www.buyukanadoluhastanesi.com/haber/2306/islenmis-gidalar-beynimizi-nasil-etkiler#:~:text=%C4%B0%C5%9Flenmi%C5%9F%20g%C4%B1dalar%20genellikle%20y%C3%BCksek%20oranda,%C3%B6nemli%20vitamin%20ve%20minerallerden%20yoksundur
