8600 Yıllık Çatalhöyük Ekmeği Başkent Üniversitesi’nde Yeniden Hayat Buldu !

Bir Uygarlık Beşiği : Çatalhöyük

Konya’nın güneydoğusunda, bereketli Konya Ovası’na hâkim bir noktada yer alan Çatalhöyük, insanlık tarihinin en eski yerleşim yerlerinden biri olarak kabul ediliyor. Neolitik döneme uzanan bu alan, M.Ö. 7400 ile 6200 yılları arasında kesintisiz bir yaşam alanı olmuş ve 6000 kişilik nüfusuyla ilk şehirleşme örneklerinden birini barındırmıştır.

1993 yılından bu yana sürdürülen kazılar, sadece mimari yapıları değil, aynı zamanda o dönemin sosyal, ekonomik ve kültürel yaşamına dair önemli ipuçları sunmakta bize. Alan yaklaşık 25 yıllık bir kazı sürecinin sonunda, arkeoloji dünyasında benzersiz bir laboratuvar niteliği kazanmıştır.

2-catalhoyuk-secilen-6 8600 Yıllık Çatalhöyük Ekmeği Başkent Üniversitesi'nde Yeniden Hayat Buldu !

Çatalhöyük evleri, kendine özgü yapılarıyla dikkat çeker. Sokakların bulunmadığı bu yerleşimde, evlere çatıdan girilir; giriş çıkışlar oyma merdivenlerle sağlanır. Bu mimari, güvenlik ve ısıl verimlilik açısından önemli avantajlar sağlamaktadır. Evlerin içinde fırınlar, öğütme taşları, kazıyıcılar, kaseler ve çeşitli zanaatkârlık ürünleri bulunur. Ayrıca, evlerin duvarlarında yer alan resimler ve fırın ritüelleri, buradaki yerleşik yaşamın dinsel ve kültürel yönlerini de yansıtır. Bazı evler, adak olarak iri hayvan çene kemiklerinin fırına bırakılması ve ardından evin ateşe verilmesi gibi törenlerle kapatılmıştır.

Bugünün Bilgisiyle : 8600 Yıllık Sofraya Bakış

Bugün bu bilgileri, Anadolu Üniversitesi’nden Çatalhöyük Kazı Başkanı Prof. Dr. Ali Umut Türkcan ve Gaziantep Üniversitesi’nden Arkeobotanik uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Salih Kavak’ın Başkent Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencilerine verdiği seminer aracılığıyla edindik. Alanlarında uzman bu isimler, Çatalhöyük kazılarının güncel durumu, elde edilen bulgular ve bu bulguların nasıl yorumlandığına dair bizlere kapsamlı bilgiler sundular.

kjsn33 8600 Yıllık Çatalhöyük Ekmeği Başkent Üniversitesi'nde Yeniden Hayat Buldu !

Kazılar sırasında, henüz pişirilmeden üzeri örtülüp yakılmış bir yapının içinde bulunan yanmış bir kalıntı, dikkatleri üzerine çekti. Bu kalıntının, 8600 yıl öncesine ait bir ekmek olduğu belirlendi. Kalıntı üzerinde yapılan incelemeler, gastronomi ve arkeobotanik alanında çalışan uzmanların ortak çalışmalarıyla yürütüldü.

catalhoyukte-tarihi-kesif-dunyanin-en-eski-ekmegi-bulundu-790x420-1 8600 Yıllık Çatalhöyük Ekmeği Başkent Üniversitesi'nde Yeniden Hayat Buldu !Bulunan ekmek kalıntısının içeriğinde:

  • Emmer buğdayı
  • Karaburçak
  • Bezelye unu
  • Arpa

gibi bileşenlerin bulunduğu tespit edildi. Bu analizlerde, bölgede bulunan 7250 adet tohum kalıntısı da sınıflandırıldı:

Tohum Türü Adet
Tahıllar 4514
Baklagiller 2255
Yabani taksonlar 472

Bu veriler, Çatalhöyük’ün yalnızca bir yerleşim alanı değil, aynı zamanda bölgesel bir ticaret merkezi olduğunu ve farklı coğrafyalardan gelen ürünlerin burada kullanıldığını göstermektedir.

 

Bilim ve Zanaatin Kesişim Noktası

gg6 8600 Yıllık Çatalhöyük Ekmeği Başkent Üniversitesi'nde Yeniden Hayat Buldu !Kazı başkanlığını Anadolu Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ali Umut Türkcan’ın yürüttüğü projede, buluntunun anlamlandırılması sürecinde önemli bir iş birliği gerçekleştirildi. Gaziantep Üniversitesi’nden Arkeobotanik uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Salih Kavak, yüzdürme yöntemiyle bitkisel kalıntıların analizini yaparak dönemin tarımsal yapısını ortaya koydu.

Gastronomi alanında ise Başkent Üniversitesi’nden akademisyenler Doç. Dr. Tulga Albustanlıoğlu, Dr. Öğr. Üyesi Servet Kazım Güney, Dr. Öğr. Üyesi İlkay Yılmaz, Dr. Öğr. Üyesi İsmail Tokmak ve Prof. Dr. Hakan Turgut (dekan), bu kadim tarifin içerik analizlerini gerçekleştirdi ve deneysel olarak yeniden üretimini sağladı. Bu üretim sürecinde, antik ekmekte kullanılan un karışımına sadık kalındı ve modern tekniklerle, ekşi maya kullanılarak yeniden yoğruldu. Ekmek, üniversitedeki öğrenci ve akademisyenlerin katıldığı bir tadım etkinliğiyle değerlendirildi.

Bilgiyi Paylaşmanın Kıymeti

Bu tarihi keşfe katkı sağlayan tüm saygıdeğer bilim insanlarına teşekkürlerimizi sunuyoruz. Özellikle, kazı başkanı Prof. Dr. Ali Umut Türkcan’a, arkeobotanik analizleriyle sürece ışık tutan Dr. Öğr. Üyesi Salih Kavak’a ve ekmeğin yapısını anlamamıza yardımcı olan Başkent Üniversitesi Gastronomi Bölümü akademisyenleri Doç. Dr. Tulga Albustanlıoğlu, Dr. Öğr. Üyesi Servet Kazım Güney, Dr. Öğr. Üyesi İlkay Yılmaz, Dr. Öğr. Üyesi İsmail Tokmak ve Prof. Dr. Hakan Turgut’a şükranlarımızı sunarız.

fkgm4 8600 Yıllık Çatalhöyük Ekmeği Başkent Üniversitesi'nde Yeniden Hayat Buldu !Ayrıca bu blog yazısında yer verdiğimiz içerikler, seminer kapsamında bizlerle gönülden paylaşılan bilgilerden derlenmiştir. Kazı başkanımız ve arkeobotanik uzmanı, hem akademik sunumlarıyla hem de görsellerin kullanılmasına izin vererek bu çalışmanın geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlamışlardır. Blog sitemizde seminer fotoğrafları, yeniden üretilen ekmeğin görüntüleri ve haber detayları da kendilerinin bilgisi ve onayı dahilinde paylaşılacaktır.

İnsanlık tarihinin ilk sofralarından birine uzanan bu yolculuk, gastronomiyle arkeolojinin nasıl iç içe geçebileceğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

By Nehir Fırat

İçeriklerime göz atmak isterseniz, Instagram sayfa linkim: https://www.instagram.com/gastrolume/

İlginizi Çekebilir

sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin